12 Nisan 2019 Cuma

Hellboy Serisi - Çılgın Kahramanımızla Tanışın - Film Yorumu

Nisan 12, 2019 0 Comments
film inceleme

Şu anda vizyonda olan Hellboy filmini hepiniz duymuşsunuzdur. Bende o filmi görünce ilk olarak ilk 2 filmi izlemeye karar verdim. İyi ki de o kararı almışım. Şimdiye kadar izlemediğime pişman olduğum orijinal seri, Guillermo Del Toro tarafından çekilmiş olan iki filmlik seri. Yönetmeni çok sevdiğimden bu filmlere de bayıldım. İlk filmin ismi Hellboy, ikinci filmin ismi ise Hellboy: Altın Ordu. Sinemada olan filme gitmeyi düşünüyorsanız mutlaka seriyi izleyin eğer izlediyseniz de tekrar başlayın derim. Bana göre ve aslından  birçok kişiye göre gerçek Hellboy, Ron Perlman tarafından canlandırılan Hellboy. Bu sebeple bugün esas seriden bahsedelim istedim. Filmler hakkında hiçbir fikriniz yoksa konularını ve yorumlarımı aşağıdan okuyabilirsiniz.
 
Konu:
film yorumuİlk film, Nazilerin başka bir boyuta açtığı delikten içeri giren bebek Hellboy'un maceralarını anlatıyor. Hellboy bir insan tarafından büyütülse de içindeki kötülüğü yenmekte zorluk çeken bir karakter. Ama ona rağmen çok eğlenceli ve bence çok sevimliydi. İkinci filmde ise ilk filmden tanıdığımız ve bildiğimiz karakterlerle devam ediyoruz. Orada ise Hellboy'un Altın Ordu'yu yenmesi gerekecek. :)

Spoilersiz yorumum:
Her iki filmde hem sinematografik bakımdan hem de oyunculuklar bakımından çok başarılıydı. Özellikle Ron Perlman harika oynamıştı ve bence herkes bu konuda hem fikirdir. Guillermo Del Toro'nun pek çok filmini ve dizisini izlediğimden Hellboy'da her birinin esintilerini hissettim. Özellikle Trol Avcıları serisiyle birçok benzer yönü vardı. Onunla ilgili yorumumu da buradan okuyabilirsiniz. Kısaca filmler çok güzeldi peki yeni vizyona giren Hellboy filmi izlemeye değer mi?

Yeni film izlemeye değer mi?
Yeni olan filmi izledim ve bence ilk iki film kadar başarılı değildi. Aslında fragmanı izlediğinizde Hellboy karakterinin olmamışlığını fark ediyorsunuz. Ama tüm bunların yanı sıra filmde çok fazla vahşet sahnesi mevcuttu. Farklı bir şey denemeye çalışmışlar sanırım ama olmamış. Gene de büyük bir Hellboy fanıyım ben bu filmi izlerim diyorsanız gidebilirsiniz. Giderseniz yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın. İyi seyirler. :)

Fragman:




Seriye puanım:10/8💕

10 Nisan 2019 Çarşamba

Fırtına Anı - Beyin Yakan Filmlerden Hoşlananlara - Film Yorumu

Nisan 10, 2019 0 Comments
film tavsiye
Son dönemlerde Netflix üzerinden film bulabilmek biraz zor olabiliyor. Dizi bakımından zengin olan bu meşhur platform film bakımından o kadar da zengin değil aslında. Ama son dönemlerde de hemen hemen herkesin izlediği meşhur bir Netflix filmimiz var. O da Fırtına Anı. Bu filmin çok beğenilmesinin sebebi hem çok akıcı olması hem de çok sevilen bir türe ait olması bana göre. Film bana biraz Dark dizisi anımsattı. Bir İspanyol filmi olan Fırtına Anı, La casa de Papel'den tanıdığımız Alvaro Morte ile çok beğenildi ve bu film yokluğunda benim için kurtarıcı oldu. Eğer beyin yakan ve düşündüren filmlerden hoşlanıyorsanız sizinde beğeneceğinize eminim. Şimdiden keyifli seyirler.

Konu:
film yorumu
Yeni bir eve taşınan ve o evde fırtına aracılığı ile 25 yıl önce ölen küçük bir oğlan çocuğu ile bağlantı kuran Eva çocuğun hayatını kurtarır. Fakat bu hamlenin onun hayatını mahvetmesi an meselesidir. 

Spoilersiz yorumum:
Fırtına Anı çok zevkle izlediğim yeni dönem filmlerinden. Bu tür son zamanlarda çok popüler oldu yani geçmişe gitme olayları film ve dizilerde sık sık kullanılıyor. Bu filmi de bu sebepten dolayı çok sevdim. Oyunculuklar başarılıydı ve filmin göze batan hiçbir kusuru yoktu. Filmin sonunda birbirine bağlanan tüm olaylar ortaya çok şaşıracağınız şeyler çıkartacak. Sonu sürprizle biten filmleri çok sevdiğimden sizlere de tavsiye etmek istedim. Umarım beğenirsiniz. Sizde bu tarz filmleri benimle paylaşmayı unutmayın. Görüşmek üzere. :)

Fragman:



Puanım:10/8💕

9 Nisan 2019 Salı

Hayalet Süvari - Gizemlerle Dolu Bu Ormana Adım Atın - Film Yorumu

Nisan 09, 2019 0 Comments
film tanıtımı


Yağmurlu bir İstanbul akşamından herkese merhaba. Bugün tam da yağmurlu havalarda izlenebilecek bir film ile karşınızdayım. Tim Burton ben de dahil olmak üzere dünya tarafından çok sevilen bir yönetmen. Onun farklı ve eşsiz yönetmenliği sayesinde birçok başarılı film seyrettim bugüne kadar. Hayalet Süvari filmi de onlardan biri. Yönetmen gene her zaman olduğu gibi kendine özgün bir dünya yaratmış ve filme başladığınız anda sizde o dünyadaki karakterlerden biri haline geliyorsunuz. Hayalet Süvari'de birçok Tim Burton filminde olduğu gibi Johnny Depp başrolde. Öncellikle bu filmi severseniz sonrasında mutlaka Beter Böcek filmini de seyretmenizi tavsiye ediyorum. Onunla ilgili olan yazıma da aşağıdan ulaşabilirsiniz.


Konu:
film
Sleepy Hallow adlı kasabamızda bir dizi cinayet işlenir. Bu cinayetlerin hepsinde kurbanın kafası kesilir ve kafalar kaybolur. Bu olayları araştırması için bir dedektif görevlendirilir. Johnny Depp tarafından canlandırılan dedektifimiz kasabaya gelir ve olayları çözmeye çalışır.

Spoilersiz yorumum:
Filmle ilgili olarak söyleyebileceğim ilk şey atmosferinin çok başarılı olduğuydu. Yani yönetmen öyle bir ortam yaratmış ki sanki kitap okuyormuş izlenimine kapılıyorsunuz. Özellikle o orman, ağaçlar ve sisli ortam harikaydı. Hayalet Süvari'yi canlandıran oyuncu da çok başarılıydı. Filmi korku filmi izleyeceğim mantığıyla izlemezseniz çok seveceğinize eminim. Klasik bir Tim Burton filmi olan Hayalet Süvari yeniden izlememe rağmen bana aynı zevki verdi. Tarzlarımız uyuyorsa beklemeyin ve hemen izleyin tavsiyemdir. Yeni dizi ve film yorumları için beni taklip etmeye devam edin. Sevgiyle kalın.

Fragman:

Puanım:10/8💕

5 Şubat 2019 Salı

Aterrados - İzleyecek Korku Filmi Bulamayanlara - Film Yorumu

Şubat 05, 2019 0 Comments
film yorumu

Selam arkadaşlar bugün ki yazımda çok beğendiğim ve son dönemlerde gerçekten korkarak izlediğim bir filmden bahsedeceğim. Film 2017 yapımı olmasına rağmen yeni keşfettim ve korku filmi kıtlığı yaşanan şu dönemde ilaç gibi geldi diyebilirim. Blogumu takip ediyorsanız korku gerilim türünün en sevdiğim tür olduğunu biliyorsunuzdur. Kitap, dizi ve film dahil her alanda elim ilk olarak korku türü yapımlara kayıyor. Ama son dönemlerde beni korkutabilen zevkle izlediğim bir film olmamıştı ta ki Aterrados'a kadar. Film Arjantin yapımı ortalama 1 buçuk saat sürüyor. Ama özellikle ilk yarım saati sizi müthiş korkutacak ve koltuğa çivileyecek. Bu tarz bir yapım arıyorsanız doğru yerdesiniz. Kesinlikle tavsiye ediyorum aşağıdan konusunu da okuyabilirsiniz.
Konu:
Buenos Aires'de bir mahallede tuhaf olaylar yaşanmaya başlar. Mahalledeki pek çok evde tuhaf ölümler ve kaybolmalar başlayınca araştırmacılar mahalleyi incelemeye almaya karar verir. Olaylarda bu doğrultuda gelişir.

Spoilersiz yorumum:
Yazımın başında da bahsettiğim gibi filmin özellikle ilk sahneleri çok başarılıydı. Zaten girişten iyi bir film izleyeceğinizi tahmin ediyorsunuz. Fakat filmin ilerleyen dakikalarında konunun biraz bozulduğunu ve farklı bir yere kaydığını itiraf etmeliyim. Gene de korku severlerin izlemesi gerektiğini düşündüğüm bir film. Kısa korku filmi tadında geçiyor ve gerilim hiç düşmediğinden diken üstünde filmi seyrediyorsunuz. Bu tarz yapımları sevenlere tavsiyemdir. Şimdiden bol korkmalı seyirler. :) Diğer korku filmi yorumlarımı da okuyarak kendinize uygun olanı seçebilirsiniz. Beni takip etmeye devam edin.
Evet gelelim bu kült dizinin yorumuna. The Haunting of Hill Hause dizisini izledikten sonra başka bir bir korku gerilim dizisi arayışına girdim. O harika dizinin yorumunu da şuradanokuyabilirsiniz. Bir kaç kez karşıma çıkan ve sırf eski olduğundan dolayı izlemeyi ertelediğim The Twilight Zone dizi yokluğunda ilaç gibi geldi diyebilirim. Beni her bölüm şaşırtıyor çünkü o dönem ki insanların böyle yaratıcı bölümler çıkartmalarını beklemiyordum açıkçası. Bazı bölümler gerçekten insanı geriyor özellikle de siyah beyaz olan filmlerden etkilenen insanlardansanız. Benim her gün çerez gibi izlediğim ve bitmesini istemediğim bu mükemmel dizinin ilk olarak 1959 yılında çekilen bölümlerini izlemenizi tavsiye ederim. Daha sonra yeni bölümleri de izleyerek devam edebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler. Bir sonra yazımda görüşmek üzere hoşça kalın.

Puanım:10/9💕


18 Ekim 2018 Perşembe

Ay'da İlk İnsan Ön Gösterim - Gitmeye Değer mi? - Film Yorumu

Ekim 18, 2018 0 Comments
First Man

Merhaba arkadaşlar bugün ki film yorumum dün ön gösterimine gitme şansı bulduğum Ay'da İlk İnsan filmi ile ilgili olacak. Film tam anlamıyla bir biyografi filmiydi. Ağırlıklı olarak dram türünün işlendiği bu filme gitmeden önce Oscar'a oynadığını duymuştum. Fakat alabileceğini düşünmüyorum açıkçası. La la land filmi ile en iyi yönetmen Oscar'ı alan Damien Chazelle bu filmde o kadarda iyi bir iş çıkarmamış bana göre. Biyografi severlere hitap eden Ay'da İlk İnsan türü sevenleri cezbedebilir ama beni yer yer sıktı. Fakat genede bir şans vermek isterseniz yorumumu okumaya devam edebilirsiniz.

Konu:
Ay'da İlk İnsan tamamen Neil Armstrong'un hayatına odaklanan bir film. Onun acılarını ve hırslarını açık bir şekilde ortaya koyuyor. Konuda onun yaşadıkları ve aya gitmeden önce nelerle baş ettiği üzerine kurulu.

Oyuncular:
Filmin oyuncuları daha önce diğer filmlerini izlediğim başarılı oyuncular. Başrol olarak Neil Armstrong'a hayat veren Ryan Gosling fena olmayan bir iş çıkarmış. Fakat ben onun oyunculuğundan çok Claire Foy'un oyunculuğuna dikkat ettim ve onu çok daha başarılı buldum. Kendisini daha önce Saplantı filminde izlemiştim. O filmi çok başarılıydı bence ilk olarak o filmini izlemelisiniz.

Spoilersiz yorumum:
Filmi dün imax olarak izledim ve çok daha beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Öncelikle süresi gerçekten çok uzundu ve bu da filmin yer yer sıkıcı bir hal almasına neden oluyordu. Onun dışında konu fena değildi ama imax'de izlemenin bir fark yarattığını söyleyemeyeceğim. Yalnızca son sekans'ta Ay tüm ekranı kapladı ve böylece gerçekten Ay'a ilk adımı ben atmışım gibi hissettim. Bir de uzay mekiğindeki sahneler aşırı derecede göz yorucuydu. Sağlam bir kafayla gidilmesi daha iyi olur diye düşünüyorum çünkü o sahneler gerçekten yorucuydu. Gene de biyografi seviyorsanız ve Neil Armstrong'un hayatına karşı özel bir ilginiz varsa izleyebilirsiniz. 


Puanım:10/5
Fragman:

13 Ekim 2018 Cumartesi

Küp (Cube) Serisi - Bubi Tuzaklarıyla Dolu Bir Seri - Film Yorumu

Ekim 13, 2018 0 Comments
küp

Merhaba arkadaşlar yaklaşık 3 gündür arka arkaya izlediğim ve sonuç olarak başarılı bulduğum bir film serisi ile karşınızdayım. Uzun zamandır film seyrettiğimden piyasadaki birçok filmi bitirmiş bulunmaktayım. Fakat bu seriyi izlememişim ve tesadüfen karşıma çıktığında hiç beklemeden üçünü de izledim. Tek mekanda geçmesine rağmen gerilimi bir saniye eksilmeyen Küp serisi, bubi tuzaklarını seven ve gerilmek isteyen izleyiciler için biçilmiş kaftan. Öyleyse her filmden kısa kısa bahsedelim ve sizde bir an evvel izlemeye başlayın. :)

1. Küp (Cube)

cubeSerinin ilk filmi 1997 yılında çekilmiş ve Küp adıyla izleyiciye sunulmuş. Bende ilk olarak onunla başladım. Film birbirine bağlantılı yüzlerce küpün bulunduğu bir alanda geçiyor. Bir grup insan kim olduğu bilinmeyen birileri tarafından oraya konmuşlar ve bir şekilde bir araya geliyorlar. Film, bu insanların küpün sonuna ulaşmaya ve oradan çıkmaya çalışmalarını anlatıyor. Tabi bu o kadarda kolay olmuyor çünkü küp içerisindeki odaların birçoğunda bubi tuzakları var. Her an nereden ne çıkacağı belli olmuyor yani. Benim seride en sevdiğim film bu ilki oldu. Yalnız sonunda ne olduğunu anlamıyorsunuz fakat onun cevapları da üçüncü filmde mevcut. Yani izlemeye devam edin. :)

2. Küp 2 Hiberküp (Cube 2 Hypercube)

cube 2 hypercubeSerinin ikinci filmi de 2002 yılında vizyona girmiş. Hiberküp adıyla izleyiciye sunulan filmde ilk filmden farklı olarak paralel evren olaylarına girmişler. Buda fena değildi ama sanırım ilk konuyu tercih ederim. Bu sebeple serinin en zayıf halkası bence budur. Genede izleyip üçüncü filme o şekilde geçmenizi tavsiye ederim.

3. Küp Sıfır (Cube Zero)

cube zero
Evet gelelim üçüncü yani son filme. Bu filmde de olayların en başına gidiyoruz. İlk filmden de öncesini öğrenmemizi sağlayan Küp Sıfır izleyicinin kafasındaki birçok soru işareti gideriyor. Ayrıca sonunu da güzel bağladıklarını düşünüyorum. İlk filme de benzediğinden ikinciden daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Kısacası seri tüm filmleriyle izlemeye değerdi. Tek mekanda geçmesine rağmen bazı sahnelerde nefesinizi tutuyorsunuz. Bu tarz filmleri seviyorsanız bir şans verin derim. Şimdiden iyi seyirler.

Puanım: 10/7

10 Ekim 2018 Çarşamba

Sizi Eski Dönemlere Götürecek 4 Muhteşem Film - Film Tavsiyesi

Ekim 10, 2018 0 Comments
rear window
Merhaba arkadaşlar bugün ki yazımda sizlere çok severek izlediğim eski filmlerden bahsedeceğim. Bir çok kişide eski filmlere karşı bir ön yargı olduğunun farkındayım. Bende de yoktu diyemem ama bu başarılı filmleri izlediğimde ne kadar yanıldığımı ve dönemine göre ne kadar başarılı olduklarını anladım. 1940-1960 yılları arasında çekilmiş pek çok film seyrettim fakat içlerinde en başarılı olanları bugün size bahsedeceğim filmler. Eğer sizinde böyle bir ön yargınız varsa ilk olarak bu filmlerle başlamanızı tavsiye ederim. Severek izleyeceğinize eminim. 😀

1. Arka Pencere (Rear Window) - 1954

Sizlere bahsedeceğim ilk başyapıt Arka Pencere olacak. Alfred Hitchcock ismini birçoğunuz duymuşsunuzdur. Korku filmlerinin eski dönemlerdeki en önemli temsilcisi olan Hitchcock adını tarihe yazdırmış olan yönetmenlerden. Bende bir korku sever olarak onun pek çok filmini seyrettim ve 2 tanesi bugün ki listeme girmeyi başaran filmlerdendi. Arka Pencere hem atmosferiyle hem de başrolünde yer alan oyuncularıyla bayıldığım ve hala unutamadığım filmlerdendi. James Stewart o dönemlere dair en sevdiğim oyunculardan. Hem o hemde Alfred Hitchcock bir araya gelince muhteşem bir iş ortaya çıkmış. Tek mekanda geçen film, bacağından sakat olan bir adamın komşularını dürbünle izlerken bir cinayete tanık olmasını anlatıyor.

2. 12 Kızgın Adam (12 Angry Men) - 1957
12 angry men

Listemin ikinci filmi ise en az Arka Pencere kadar beğendiğim özel bir film. Tek mekanda geçmesine rağmen asla sıkmayan ve izleyici koltuğa çivileyen bu eşsiz yapımı bayılarak izledim diyebilirim. Verdiği mesajlar kaç yıl geçmesine rağmen hala geçerliliğini koruyor bence. 12 kişiden oluşan jürinin bir cinayet olayı ile ilgili karar verme sürecini işleyen film sizi asla pişman etmeyecek. Bana güvenin ve hemen izleyin derim.

3. Sapık (Psycho) - 1960

psycho
Alfred Hitchcock tarafından çekilen Sapık filmi birçok kişinin olduğu gibi benimde ilk Hitchcock filmim. Hatta kadar beğendim ki 2. ve 3. filmlerini de izledim ama ilkinin verdiği hazzı hiçbiri veremedi maalesef. Dizisi bile çekilen bu kült yapım izlenmesi gereken eski filmlerden. Özellikle de sonu şok edici biten filmleri sevenler için ideal. Gerçekten o dönemlerde bu denli yaratıcı bir eser koymak kolay değil. Bu sebeple film birçok yeni yapıma göre çok daha başarılı ve yaratıcı. Başyapıt olarak nitelendirilen filmde erkek arkadaşını kurtarmak için para çalan Marion geceyi Norman Bates'in otelinden geçirmeye karar verir. Korkutucu ve şok yaratan olaylar silsilesi bu şekilde başlar. 

it's a wonderful life4. Şahane Hayat (İt's A Wonderful Life) - 1946


Ve son filmim yılbaşı filmleri denince akla gelen harika bir Noel filmi. Arka Pencere filminde de rol alan James Stewart'ın başrolünde olduğu Şahane Hayat filmi soğuk yılbaşı gecelerinde izlenmesi gereken yapımlardan biri bence. En azından ben her yılbaşı bir kezde olsa izlerim. Yüzünüzde bir gülümseme bırakacak ve mutlu olmanızı sağlayacak olan bu filmi de mutlaka izlemelisiniz.

Bonus: